2008 GIDA ve YEM BİLİMİ – TEKNOLOJİSİ Sayı: 10
LAKTOFERRİN ve GIDALARDA KULLANIMI
Emine ALKIN*
ÖZET
Laktoferrrin, en çok insan sütünde, daha düşük miktarda çeşitli granülcr epitel hücrelerin salgılarında, polimorfonükleer lökositlerde, nölrofil grandilerde bulunan, bakteriye! aktivitede bulunmaları için gerekli olan Gram negatif bakterilerin membranının dışındaki demiri bağlayan bir glikoproteindir. Laktoferrin, anlimikrobiyel ve probiyolik özelliklerinden dolayı çok fonksiyonlu katkı maddesi olarak son yıllarda ticari olarak inek sütünden izole edilerek yararlı bağırsak florasını güçlendiren probiyotik gıdalarda ve bebek mamalarında yaygın olarak kullanılması düşünülmekte olup, E. coli. Staphylococcus epidermidis, Streptococcus pnemonia. Streptococcus aureus. Vibrio cholera. Pseudomonas aeruginosa, Klebsiella pneumonia. Salmonella typhimurium, Shigella dysenteria’nin da dahil olduğu patojen bakterileri ve hatta bazı virüsleri inhibe edebildiği de bildirilmektedir.
SUMMARY
Lactoferrin And Using In Foods
The binding of lactoferrin, an iron binding glycoprotein found in human milk at much lower but detectable levels in various granular epitel cell fluids, polymorphonuclear leukocytes, neutrophile – specific granules, to the outer membrane of Gram – negative bacteria is a prerequisite to exert its bacterial activity. Because of lactoferrin appears anti – microbial and probiotic properties, recently it thinks commercially isolated from cow’s milk for use in probiotic and infant foods, aim of making strong intestinal llora. Also it is considered inhibited pathogen bacteria such as E. coli. Staphylococcus epidermidis. Streptococcus pneumonia. Streptococcus aureus. Vibrio cholera. Pseudomonas aeruginosa, Klebsiella pneumonia. Salmonella typhimurium, and Shigella dysenteria, and inhibited some virus also.
* Dr., Gıda Kontrol ve Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü – BURSA
- GİRİŞ
Laktoferrin, 77 -93 kDa molekül ağırlığına sahip (Vegarud ve ark. 2000, Kuwata ve ark. 1998), inek, domuz, at, bufalo, keçi ve fare gibi bütün memeli hayvanlarda doğal olarak bulunan (Steijns ve Hooijdonk 2000, Prieto ve ark. 1999), iki demir bağlama bölgesine sahip ve tek zincirli bir glikoproteindir (Erga ve ark. 2000, Yang ve ark. 2000). Laktoferrin, ilk olarak inek sütünden izole edilmiş olup (Losnedahl ve ark. 1996, Yang ve ark. 2000), endüstriyel ölçekte kaymağı alınmış sütten ve peynir altı suyu tozundan saflaştırılmaktadır (Kuwata ve ark. 1998). Çizelge 1 de lakloferrinin çeşitli biyolojik sıvılarda bulunuş oranları verilmiştir.
Çizelge 1. Çeşitli biyolojik sıvılardaki laktoferrin miktarı
| Biyolojik Sıvı | BİLDİRİLEN MİKTAR | Kaynak |
| Kolostrum sütü (anne sütü) | > 6 – 8g / L | Losnedahl ve ark. 1996 |
| Anne sütü | > 2 – 4g / L | Losnedahl ve ark. 1996 |
| Gözyaşı | >2 – 2g / L | Steijins ve Hooijdonk 2000 |
| Seminal plazma | > 0.4 – 1,9g / L | Steijins ve Hooijdonk 2000 |
| Svnovial sıvı | > 10- 80mg/L | Steijins ve Hooijdonk 2000 |
| Tükürük | >7 – l()mg/L | Steijins ve Hooijdonk 2000 |
| İnek kolostrumu | >0.5- lg/L | Losnedahl ve ark. 1996 |
| Domuz sütü | > 12g/L | Yang ark. 2000 |
| İnek sütü | > 20 – 200mg / L | Losnedahl ve ark. 1996 |
| Doymuş bir laktoferrin molekülünün | % 5 – 30’u demir iyonlarından | oluşmaktadır (Losnedahl ve ark. |
1996). % 5 demir içeren laktoferrin apolaktoferrin, demirle doygun hale gelmiş laktoferrin ise hololaktoferrin olarak isimlendirilmektedir (Steijns ve Hooijdonk 2000). Sütteki laktoferrin apolaktoferrin şeklinde olup (Steijns ve Hooijdonk 2000), en fazla % 15’i demir iyonları ile doymuş bulunmaktadır (Kanyshkova ve ark. 1999).
Laktoferrinin demiri bağlama stabilitesi geniş pH sınırına sahiptir ve mide asilliğinden olumsuz etkilenmemektedir (Percival 1999, Abdallah ve Chahıne 2000). Laktoferrin transferrinden 300 kez daha fazla demir iyonunu bağlayabilir, pH 3 gibi çok asidik durumlarda bile demir çelatları oluşturabilir ve transferrine oranla oksidatif değişime daha dirençlidir (Erga ve ark. 2000). Demir iyonlarından başka kalsiyum, magnezyum, çinko, sodyum, potasyum (Vegarud ve ark. 2000), bakır, mangan, kobalt iyonları (Sleijns ve ark. 2000) ile DNA ve RNA’yı da bağlama özelliği bulunmaktadır (Kanyshkova ve ark. 1999). Bunlara ilave olarak laktoferrin proteolitik bozunmalarada oldukça dayanıklıdır (Lygren ve ark. 1999).
İnek ve insan sütündeki laktoferrinin yapısal (3 – D yapısı) ve biyokimyasal özelliklerinde farklılıklar bulunmasına rağmen, biyoaktivitelerinin hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda oldukça benzer özellikler gösterdiği görülmüştür (Sleijns ve Hooijdonk 2000).
- LAKTOFERRİNİN MİKROORGANİZMALAR ÜZERİNE ETKİLERİ
1940 yılından itibaren laktoferrinin bakteriyoslalik etkisi bilinmekle birlikte (Abdallah ve Chahıne 2000), antimikrobiyel etki mekanizmasını içeren biyolojik rolü hala kesin olarak belirlenememiştir. Bu proteinin antimikrobiyel etkisi, bakteriye! gelişme için gerekli olan demiri demir çelatları haline getirerek kullanılamaz duruma getirmek (Kuntz 1999, Percival 1999, Abdallah ve Chahıne 2000) ya da membran geçirgenliğine bağlı olarak hücre membranındaki demiri bağlayarak olduğu bildirilmektedir (Kuntz 1999, Abdallah ve Chahıne 2000).
Laktoferrinin antimikrobiyel bir fonksiyon olarak mevcut patojenlerdeki demiri bağlayarak enfeksiyonları önlemede çok önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Bu molekülün antimikrobiyel fonksiyonu sadece ortamdaki mevcut serbest demir iyonlarının uzaklaştırılması ile bağlı kalmayıp, mikroorganizma hücre yüzeyi arasındaki inleraksiyonu da kapsamaktadır. Ayrıca bazı Gram negatif bakterilerin dış membraıılarına da zarar vermekte ve hücreden 1 ipopol isakkaritlerin serbest kalmasına da neden olmaktadır (Shi ve ark. 2000). Bu nedenle de antimikrobiyel işlevi diğer makromoleküller ile bağlanması ile azalmakta, diğer antimikrobiyel proteinlerle kompleks oluşturması ise sinerjisi etki oluşturarak antimikrobiyel özelliğini arttırmaktadır (Wang ve Hurley 1998).
Laktoferrin ile serbest lipopolisakkaril arasında kararlı kompleksler şekillenir, fakat membranın kararsızlık mekanizması henüz kesin olarak açığa kavuşturulamamıştır. Laktoferrin bağlanmak için potansiyel hedef olarak porinleri işaretlemektedir. Bir hipoteze göre ise, laktoferrinin porinlere bağlanması hem bakleriyel dış membranın kararsızlığını kolaylaştırmakta, hem de membranın geçirgenliğini sınırlandırmaktadır. Laktoferrinin birçok Gram negatif bakterilere bağlanması ve bakterisidal aktivitesi arasındaki ilişkiler bilinmesine rağmen, membran seviyesindeki aktivitesi tam olarak açıklanamamakladır (Sallınann ve ark. 1999). Laktoferrinin mide pepsini tarafından proteolitik olarak parçalanması sonucu bakterisidal etkiye sahip laktoferrisin olarak isimlendirilen bir peptit
oluşmaktadır. Laktoferrisiııin antimikrobiyel aktivitesi laktoferrinden daha yüksektir. Fakat bu da tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Laktoferrin molekülünün yüzeyinden serbest kalan bu peptit demir bağlama bölgesidir.
Bu kalyonik peptillerin bakterisidal etki mekanizması birbirini olumsuz yönde etkileyen diğer antimikrobiyel peptillerin bakteri hücreleri yüzeyindeki lipopolisakkaritler gibi bağ oluşturucu yapılarla açığa kavuşturulabilir. Etkilenen membranda bir oyuk oluştuğundan, sitoplazmik moleküllerin kaybı sonucu hücre ölümü meydana gelmekledir (Kuwala ve ark. 1998, Shi ve ark. 2000). Ayrıca, laktoferrinin özellikle Hemophilus inlluenzae’nııı koloni oluşturma faktörlerini inaktive ettiği ve bu bakterinin mevcut patojenitesini zayıflattığı da bildirilmekledir (Shi ve ark. 2000).
Lakloferrin, hücre yüzeyinde demiri bağlama yeteneğinde olan bir hemoglobin reseptör (HbR) proteinine sahip ve hemoglobin temel bileşenlerini sisteminde kullanabilen periodontopatojen bakterilere de bakteriyostalik etkide bulunmakladır. Lakloferrinin bakleriyoslalik etkisi, bu baklari lerin gelişmesini hemoglobinde var olan demiri kullanılamaz duruma getirerek oluştuğu bildirilmektedir (Abdallah veChahıne 2000, Shi ve ark.2000).
- LAKTOFERRİNİN GIDA ENDÜSTRİSİNDE KULLANIMI
Lakloferrinin farmasölik ve gıda ile ilgili uygulamaları son yıllarda oldukça ilgi görmeye başlamıştır. Fakat lakloferrinin insanlardaki melabolik olaylar üzerine etkisi hakkındaki bilgiler sınırlıdır (Kuwala ve ark. 1998). Laktoferrin, antimikrobiyel ve probiyolik özelliklerinden dolayı çok fonksiyonlu katkı maddesi olarak son yıllarda ticari olarak inek sütünden izole edilerek gıda maddelerinin bileşimlerinde uygulanması düşünülmektedir (Kuntz 1999). Bıı ürün yararlı bağırsak florasını güçlendiren probiyolik gıdalarda (Percival 1999) ve bebek mamalarında kullanılması önerilmekle (Anonim 1999, Kuntz 1999),
- coli. Staph. epidermidis. Str. pnemoniae. Staph, aureus. Pseudomonas aeruginosa. Vibrio cholerae, Klebsiella pneumoniae (Percival 1999), Staph, hominis. Bacillus subtilis. Str. mulans, Clostridia (Bhimani ve ark. 1999), Vibrio anguillarum (Lygren ve ark. 1999), Salmonella lyphimurium. Shigella dysenleria’nin da dahil olduğu 3()’dan fazla patojen bakteriyi ve halta bazı virüsleri inhibe etliği bildirilmektedir Kuntz 1999). Candida albicans (Tanaka ve ark. 1996) ve Toxoplasma gondii’ye de antimikrobiyel etki gösterdiği halde. Lactobacillus caseii’ye etki etmemekte. Bifidobacterium cinsi bakterilerin de gelişmelerine yardımcı olmaklafPercival 1999) ve böylece kolon kanseri oluşumu engellenmekledir (Tsuda ve ark. 2000). Düşük miktarda demir iyonuna ihtiyaç duymaları nedeni ile mide ve barsaklarda doğal olarak bulunan laktik asil bakterilerine etki etmemekledir (Losnedahl ve ark. 1996). Lakloferrinin endüstride kullanıldığı alanlar Çizelge 2’de gösterilmektedir (Sleijns ve Hooijdonk 2000).
1999). Lakloferrinin mide pepsini tarafından proleolilik olarak parçalanması sonucu bakterisidal etkiye sahip laktoferrisin olarak isimlendirilen bir peplil oluşmaktadır. Lakloferrisinin antimikrobiyel akıivitesi laktoferrinden daha yüksektir. Fakat bu oluşum da lam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır.
Çizelge 2. Laktoferrinin endüstride kullanıldığı alanlar
Ürün Adı Fonksiyonel Özelliği
Süt temelli bebek mamaları Sağlık Katkıları —--> Patojenlere karşı direnci sağlayan taklit anne sütü Hamile hanımlarda demir emilimini arttırmak ve bağışıklık sistemine yardımcı olmak
Fonksiyonel gıda katkıları —--> Demir çözünürlüğü ve çinilimi arttırmak
Kozmetik —--> Antioksidanl
Ağız bakım ürünleri, sakızlar —--> Ağız hijyenini iyileştirmek
Yem katkıları —--> İneklerde virüs hassasiyetini yok etmek
Laktoferrinin. et endüstrisinde de kullanılması amacı ile Haziran 2000 tarihinde M O. Kansas City Sığır Çiftliği tarafından araştırmalara başlanmıştır. NMA üyesi Farmland National Beef Packing ve DMV USA şirketleri bu teknolojiyi pazara getirmeyi planlayarak aralarında anlaşma yapmışlar ve iki şirket laktoferrinin patentini almışlardır (Russell 2001). Laktoferrinin et ürünlerinde kullanılması günümüzde USDA ve FDA tarafından da uygun bulunmaktadır. Fakat bu ürün halen deneme aşamasında olup, gelecekte yaygınlaşacağı umut edi 1 inektedir (Rasor 2001).
Laktoferrinin ilk kullanımı sığır eti ürünleri üzerinde planlanmakta olup (Ransom ve ark. 2001). en kısa zamanda Kaliforniya’da tavuk, domuz, balık ve taze ürünlerde teknolojiyi daha iyi nasıl uygulayacağını araştırmak üzere bir I aboral livar açılacağı, lakloferrin uygulamasının ucuz olduğu, kesim, işleme ve paketleme aşamalarında kullanılabileceği bildirilmektedir (Pszczola 2000. Anonim 2001). Fakat günümüzde üretimi oldukça sınırlı olduğundan kullanımı oldukça pahalıdır (Mermelstein 2001).
Laktoferriıı katıldığı el ürününün rengini, kokusunu ve görünüşünü de değiştirmemektedir. Üretim alanında et ürünlerine kolayca uygulanan bu madde etin yüzeyinde kalarak üretim sonrası bakteriyel gelişmeye de engel olmaktadır (Pszczola 2000. Zimmerman 2000). Ransom ve ark. (2001). çoğu patojeni öldürmek için etkili miktarı lOpg/mLolarak bildirmektedir.
Bu proteinin 45 gün ya da daha uzun süre eti bakteriyel kontaminasyona karşı koruduğu ve ürün salın alındıktan ve ambalajı açıldıktan sonra dahi et yüzeyinde kalan kısmının uzun süre güvenliği sağladığı bildirilmektedir. Oysa ki radyasyon ile muhafazada koruma ambalaj açılıncaya kadar sürmektedir. Ayrıca sprey uygulamak için kullanılan alet, radyasyon aletinin fiyatından daha ucuzdur (Mercola 2000).
Lakloferrin yapılan bir araştırmada askorbil palmital ve dL 0 tokoferolden daha kuvvetli anlioksidant etkiye sahip olduğu ve gıda maddelerinde bu amaçla raf ömrünü arttırmak için kullanılabileceği bildirilmiştir. Fakat bu proteinin anlioksidant vitaminler arasında sinerjik etki olup olmadığı halen bilinmemektedir (Sleijns ve Hooijdonk 2000).
Lakloferrin Kanada şirketleri tarafından da potansiyel bir fonksiyonel gıda olarak görülmektedir (Culhane 1995).
Japonya’da da laktoferrin üretilmekte veantimikrobiyel madde olarak satılmaktadır (Anonim 1998).
Zeitner (2000) de laktoferrini kullanımı gittikçe yaygınlaşan fonksiyonel bir gıda maddesi olarak bildirmektedir. Bundan başka gen yapısı değiştirilerek insan sütünde doğal olarak bulunan laktoferrin miktarına yakın derecede laktoferrin içeren süt üreten ineklerin oluşturulması ve elde edilen sütlerin enfeksiyon hastalıklarda, insan sütünün kullanıldığı yerlerde (O’brien 1998), bağışıklık sistemi bastırılmış AIDS hastalarında ve AIDS hastalığı bulaşmış bebeklerde kullanılması amaçlanmaktadır (Kort 1992). Fakat günümüzde ticari anlamda bebek mamalarında ve gıda katkı maddesi olarak kullanılmamaktadır (Anonim 1999).
- SONUÇ
Bir süt proteini olan laktoferrinin gelecekle gıdalarda antimikrobiyel ve probiyotik özelliklerinden dolayı kullanımı yaygınlaşacaktır. Fakat bu ürünün özellikleri lam olarak günümüzde bilinmemekledir. Bu nedenle de bu konudaki araştırmaların yaygınlaşması bilim dünyasına yeni bir yön kazandıracaktır.
Kaynakça
- Abdullah F.B. ve Chahine J.M.2000. Transferrins: Iron release from lactoferrin.
- Journal of Molecular Biology. 303 (2) 255 – 266.
- Anonim 1998. Functional foods and food safety in the news. National Institude of
- Nunrition. Summer 1998, 13 (3) Highligts. 1 -1 .
- Anonim 1999. Development of The First Food and Nutrition Aetion Plan fot The
- WHO European Region. WHO Concultation. Malta. 8 – 1 0 November 1999. 118 p.
- Anonim 2001. Lactoferrin Starves E. Coli and Other Microbes. Altematives to Food
- Irradiation. www.purefood.org / irrad / Altematives.cfm
- Blıimani, R.S. Venrov, Y. ve Furmanski P.1999. Influence of lactoferrin feeding
- and injection against systemic Staplococcal infeetions in mice. Journal of Applied
- Microbiology. 86 (1) 135 – 144.
- Cullıane, C. 1995. Nutraceuticals / Functional Foods An Exploratory Sıırvey on
- Canada’s Potential. Intermational Food Focus Limited Toronto, Ontario for
- Agriculture and Agri – Food, Canada. 85 p
- GIDA ve YEM BİLİMİ – TEKNOLOJİSİ Sayı: 10
- Erga, k . S. Peen, E, Tenstad, O. ve Reed, R. K. 2000. Lactoferrin and antilavtoferrin
- antibodies: Effccts of lactoferrin on albumin extravasation in different tissııcs in rats.
- Açta Physiologica Scandinavica. 170 (1) 11 – 19.
- Kanyslıkova, T.Ci. Scmenov, D.V. Boneva, V.N. ve Nevinsky, G. A. 1999.
- Human milk lactoferrin binds two DNA molecules with different affinitics. FEBS Letters (1999) 235 – 237.
- Kort, L. 1992. Transgenic Mammals. Woodrow Wilson Biology Institute. 107 p.
- Kunt/, L. A. 1999. Ingredients to raise the mierobial bar. Food Product Design. April 1999. Application. 1 – 1 .
- Kuvvata, H. Yip, T. Yip, C.L. Tomita, M. ve Hutchens, T.W. 1998. Bactericidal domain lactoferrin: Detection, quantitation and characterization of lactoferricin in serum by SELDİ affınity mass spectrometry. Biochemical and Biophysical Research Communications (1998) 764 – 773.
- Losnedahl, K. J. Wang, H. Aslanı, M, Sixiaııg, Z. ve Hurley, W.L. 1996.
- Antimierobial Proteins in Milk. Illinois Dairy Report 1996, Department o f Animal Sciences, University of Illinois, 5 p.
- Lygren, B. Sveier, H. Hjeltnes, B. ve Waagbo, R. 1999. Examination of the immunomodulatory properties and the effect on disease resistance of dietary bovine lactoferrin and vitamin C fed to Atlantic Salmon (Salmo Salar) for a short – term period. Fish & Shellfısh Immunology (2) 95 – 107.
- Marcola, ,1. 2000. Kecping the Bugs o İT the Beef the Alternative to Irradiation.
- Optimal Wellness Health News. February 27, 2000. 142 p.
- İYlermelstein, N.H. 2001. Sanitizing Meat. Food Tecnology 55 (3) 64 – 68.
- O’brien, T. 1998. Farm Animal Genetic Engineering. Compassion In World Farmimg Trust. 35 p.
- Percival, M. 1999. Intestinal health. Ansr – Applied Nutritional Science Reports. 5 (5) 1-6.
- Prieto, P.A. Kopclıick, J.J. ve Kelder, B. 1999. Transgenic animals and nutrition researeh.
- J. Nutr. Biochem. 10 (1999) 682 – 695.
- Pszczola, I).E. 2000. Products & Technologies ingredients. Food Tecnology. 54 (5) 134 – 171.
- Ransom, J.R. Sofos, J.N. Belk, K.E. Scania ve J.A. ve Snıitlı, G. c. 2001.
- Minimizing Microbiological Food Safety Risks: Potential For Preslaughter (Preharvest)
- Interventions. Çenter For Red Meat Safety Colorado State Univcrsty.
- GIDA ve YEM BİLİMİ – TEKNOLOJİSİ Sayı: 10
- Fo r tC o llın s,C o 8 0 5 2 3 -1171 January 1,2001. İl ip.
- Pasor, A .2001. NAMPScientıfıc Update: The Laterson Antı – Mıcrobıals. Meat
- Industry Nevvs Today: July 18,2001.
- Russell, J. 2001.LeanTrimmings. National Meat Association. 6 p.
- Sallmann, F.R. Descamps, S. B. Patturs, F. Salmon, V. R. Branza, N. Spik. G. V.
- Legrand, I). 1999. PorinsOmpCand PlıoEof EscherichiaColi as specificceli – surfacetargestof human
- lactoferrin. The Journal of Bıologıcal Chemıstry. 274(23) 16 107- 16 1 14.
- Shi, Y.Kong, VV. veNakayama, K. 2000. Human Lactoferrin Bindsand Removes
- the Hemoglobin Receptor Protein of the Periodontopathogen Porphyromonas gingivalis. The Journal of Biological Chemistry 275 (39) 30002 – 30008.
- Steijns, J. M. ve Hooijdonk, A. C. V. 2000. Occurence, structure, biochemical properties and technological characteristics of lactoferrin. British Journal of Nutrition. 84(1) 11-17.
- Tanaka, T. Omata, Y. Saito, A. Shimazaki, K. Igarashi, I. ve Suzuki, N. 1996.
- Grovvth inhibitory effectsof bovine lactoferrin toToxoplasmagondii parasites in mıırine somaticcells. J. Vet. Met. Sci. 58 (1): 61 – 65.
- Tsuda. H. Sekine, K. Ushida, Y. Kuhara,T. Takasuka, N. ligo, M. Han, B. S.
- Moore, M.A. 2000. Milk anddairly products incander prevention: Focuson Bovine
- Lactoferrin. Mutation Research 462 (2000)227 – 233.
- Vegarud, G. E. Langsrud, T. ve Svenning C. 2000. Mineral – binding milk proteins and peptides;
- occurence, biochemical and technological characteristics. British Journal of Nutrition 84(1)91 – 98.
- Wang, H. ve Hurley L. 1998. Identification of lactoferrin complexes in bovine mammary secretion
- during mammary gland involution. Journal of Dairly Science. 81 (7) 1896 – 1903.
- Yang, T. S. Wu, S. C. ve Wang, S. R. 2000. Serum and milk lactoferrin concentration and the
- correlation vvith some bloodcomponents in lactating sovvs.Research in Veterinary Science.69 (1) 95 – 97.
- Zeitner, R.H. 2000. Australia Food Processing Ingredients Sector Food Processing Sector. Hassall & Associetes Pty Ltd. 24 p.
- Zinımerman 2000. Cal poly team discovers nevv antibacterial agent. Info Meat 1(11)1-1.
Alkın, E. (2014). LAKTOFERRİN ve GIDALARDA KULLANIMI. Gıda Ve Yem Bilimi Teknolojisi Dergisi(10).

